Bir Sayfa Seçin

Sağlık Hizmetlerinde İletişim

Editör: Prof. Dr. Erol Özmen

 

Doktorun Adı, Onun “Marka”sı

Prof. Dr. Erol Özmen

Bu başlığı gördüğü anda birçok doktorun tepki göstereceğini tahmin etmek hiç zor değil. Son derece iyi niyetle oluşan bu tepkinin özünde sağlığın metalaştırılmasına karşı durma vardır. Ancak refleks tepkinin amacına ulaşıp ulaşmadığını da iyi değerlendirmek gerekmektedir.

İyi bir markanın “saygınlık”, “tanınırlık”, “bilinirlik” ve “güvenilme” anlamına geldiği dikkate alındığında marka olmanın vaatlerine tüm doktorların sahip olmak isteyeceği herkesin kabul edeceği bir gerçektir. Başka bir şekilde ifade edecek olursak adına bir marka gibi sahip çıkması doktorların en doğal haklarıdır. Belki bir yandan da görevleridir de.

Doktorların hepsinin her alanda en üstün mesleki becerilere sahip olmadıkları ve eşit hizmet sunmadıkları gerçeğinden yola çıkıldığında, çeşitli nedenlerle bazı doktorların daha çok tercih edilmeleri doğal bir sonuçtur. Bir hastası olduğu zaman doktorların rastgele bir hastaneye gitmiyor olması da bunun en açık örneğidir.

Özellikle önemli bir sağlık sorunu olan bir kişinin güvendiği, hakkında iyi şeyler duyduğu ve bildiği bir doktora gitmek istemesi de en doğal hakkıdır. Bu noktada aranan özelliklere sahip doktor ile hizmeti arayan hastayı buluşturmanın en uygun yolunu bulmak gerekmektedir. En uygun yolun bir boyutu tanıtım, diğer boyutu ise bilgiye ulaşmadır. Daha önceki yıllarda tanınma daha çok hizmetten hoşnut olanların yaşadıklarını tanıdıklarına anlatması ve doktoru tavsiye etmesi ile gerçekleşirken günümüzde buna basın, web siteleri ve sosyal medyada çıkanlar da eklenmiştir.

Günümüzde artık işini iyi yapıp tanınmayı beklemek yeterince işe yaramamaktadır. İşinin uzmanı bir doktor olarak tanınmak isteyen her doktorun, hem hizmet sunarken hem de kendini kitle iletişim araçları ile tanıtırken amacına uygun davranması gerekmektedir. Aslına bakarsanız bu da marka yönetiminden başka bir şey değildir.

Refleks tepki tanınmanın kendiliğinden oluşması gerektiği gibi günümüzde gerçekleşmesi mümkün olmayan bir beklentiden kaynaklanmaktadır. Oysa sunulan iyi bir hizmetin tanıtımı yapılmazsa bu hizmete gereksindiği halde bu hizmetten birçok insanın bırakın yararlanmayı, haberdar olması bile çok zordur.

Her insanın içinde az ya da çok tanınan, bilinen, hakkında iyi konuşulan, sayılan ve sevilen bir insan olma gereksinimi vardır. Bunların insanın en temel psikolojik gereksinimlerinden biri olduğunu söylemek hiçbir şekilde abartı değildir. Kendisine bakan herkes bunu kolaylıkla görecektir. İnsanın en temel gereksinimlerinden olan bu psikolojik gereksinimler doktorların mesleki yaşamlarına uyarlandığında bir doktorun işinden memnun olması “mesleksel becerilerine güvenilen” ve “sayılan” bir doktor olarak görülmesi ile yakından ilişkilidir. Toplumun doktorluğa yüklediği anlam da dikkate alındığında her doktor daha tıp fakültesine girdiği anda kendiliğinden, doğal olarak ve hiçbir çaba harcamadan insanların kendisine güvenmesi ve saygı duyması gerektiğini düşünmeye başlar. Fakat gerçek ne yazık ki artık beklenenden farklıdır. Günümüzde saygınlık ve güven kendiliğinden gelmemekte, doktorların bu konuda etkin çaba harcamasını gerektirmektedir. Günlük uygulamalara bakıldığında doktorların çoğu zaman kurumları ile özdeşleştikleri ve bu özdeşleşme nedeniyle kendilerini kurumunun ayrılmaz bir parçası olarak görmeye başladıkları görülmektedir. Bunun sonucunda da kurumda karşılaştıkları her türlü haksızlığın onlardaki psikolojik etkisi daha yıkıcı olmaktadır. Bu tüketici sarmaldan kurtulmanın yolu ise “gerekirse bırakır giderim” gücüne sahip olmaktan geçer.

Gelecekte doktorların sabit bir kurumda çalışmak yerine değişik zamanlarda farklı kurumlarda çalışmak zorunda kalacağı da dikkate alındığında doktorların adlarını bir marka gibi yönetmesinin gerekliliği daha da iyi görülmektedir. Doktorun adının “saygın”, “ünlü”, “işinin ustası” ve “güvenilir” sıfatlarla anılması ona her ortamda güç katar.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi
Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı
Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sağlık Hizmetlerinde İletişim Anabilim Dalı

Güncelleme: 30.01.2018