Bir Sayfa Seçin

Sağlık Hizmetlerinde İletişim

Editör: Prof. Dr. Erol Özmen

 

Yoksa Her Şey “-Mış Gibi” mi?

Prof. Dr. Erol Özmen

Kurum kültürü “kurumun varlık nedenini gerçekleştirmek amacıyla oluşmuş ya da oluşturulmuş değerler ve kurallar bütünü” şeklinde tanımlanabilmektedir.

Sağlık kurumlarında örgüt kültürünü araştıran bir çalışmada “…hastanelerde çalışan personelin sosyodemografik özellikleri ve çalışma yaşamına ait özellikleri örgüt kültürünün oluşumunda etkili olmaktadır. Ancak bahsedilen kültür hastane yönetimlerince özel bir çaba sonucu oluşturulmuş örgüte özgü bir kültür olmaktan çok, çalışanların etkileşiminden doğmuş, çalışanların benzer niteliklerinin etkisini taşıyan bir kültür olduğu söylenebilir.”* sonucuna varıldığı bildirilmektedir. Bu sonuç, hastanelerde kurum kültürünün “faaliyet konusu” ile ilintili biçimde “kendiliğinden” oluştuğunu göstermektedir. Belki de asıl ilginç olan bu araştırmanın olumlu ya da güçlü kurum kültürü geliştirme çabası içinde olmayacağını düşünemeyeceğimiz hastane yöneticilerinin ülkemizde yeterince belirleyici etkisinin olmadığını düşündürmektedir.

Araştırmalarda elde edilen bilgilerin günlük uygulamalarda karşılaşılanlarla uyumlu olması o bulguların daha ciddiyetle değerlendirilmesini gerektirmektedir. Diğer yandan tüm bunların yalnız bir algı olduğu, gerçeğin ise farklı olduğu da iddia edilebilir. Fakat bu başka verilerle kanıtlanmayı gerektiren bir yorumdur.

Sağlık çalışanlarının kendi aralarındaki ve hasta ya da hasta yakınları ile iletişimi, kurumdaki ortam ve kurum kültüründen doğal olarak etkilenmektedir. Bu nedenle özellikle neredeyse tümü aktif olarak ülkemizin çeşitli sağlık kuruluşlarında çalışmakta olan sağlık hizmetlerinde iletişim yüksek lisans öğrencileri ile kurum kültürü ve örgütsel davranış ile ilgili konuları (motivasyon, liderlik, güç, değişim, kurumsal kimlik, kurumsal aidiyet vb.) ele alma ve tartışma fırsatımız oluyor. Karşılıklı deneyimlerin ve bilgilerin paylaşıldığı, herkesin zenginleştiğini hissettiği bu ortamda ne yazık ki aynı zamanda herkesi ümitsizlik dolu derin bir üzüntü kaplıyor. Bir öğrencinin “Bunları konuştukça içimden ağlamak geliyor.” ifadesi aslında hepimizin içinde bulunduğu duygusal durumu ifade ediyor. Kitaplarda anlatılanlar, makalelerde yazılanlar sanki ülkemiz için geçerli değil. Asıl üzücü olan ise geçerli olacağına dair güçlü bir umudun olmayışı. Yaygın olan anlayış ise “Böyle gelmiş böyle gider.”

Tek başına misyon ve vizyon konusunun ele alınması bile her şeyi gözler önüne seriyor. Biraz incelenince, benimsemek bir yana, birçok çalışanın çalıştığı kurumun misyon ve vizyonundan haberi bile olmadığı gözleniyor. Çalışanlar tarafından benimsenmeyen ve sahiplenilmeyen misyon ve vizyon ne işe yarar ki. Ha var, ha yok.

Çeşitli ortamlarda sağlık çalışanlarına yönelik eğitim verenlerin ortak görüşlerinden biri de sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu isteksizliktir. Yükseltme ve atamalarda en önemli ölçütün yandaş ya da torpilli olmak olduğu bir ortamda doğal olarak bilgi-beceri edinme ve kendini geliştirme isteği kalmıyor. Aynı şekilde sağlık çalışanlarını ihmal ederek hasta ve hasta yakınlarının taleplerini önceleyen yaklaşımların sağlık çalışanlarını giderek küstürdüğü, hatta meslekten soğuttuğu gözleniyor. Hekimler artık dava edilmekten ve şiddete maruz kalmaktan korktuğu için yüksek riskli hastaların tedavisini üstelenmek istemiyor.

Liderlik ve yöneticilik konuları ise (atamadan yönetim sürecine hangi açıdan bakarsanız bakın) tam bir felaket. Kitaplarda ya da makalelerde yazılanlar sanki birer masal. Örneğin; rektör değiştiğinde üniversite hastanelerinde başhekim de mutlaka değiştirilir. Başhekim ne kadar başarılı olursa olsun bunun hiçbir önemi olmaz. Atamada tek koşul, öğretim üyesinin yeni rektörün yandaşı ya da destekçisi olmasıdır – hiçbir yöneticilik deneyimi olmasa bile bunu kimse dikkate almaz.

Sağlık hizmetinin doğası gereği ve sağlık çalışanlarının vicdani yapısı nedeni ile ülkemizde sağlık kurumlarında işler kendiliğinden belli bir standartta yürür gider. Bakmayın siz birçok varmış gibi göründüğüne.

* Esin Kaya (2007) Sağlık Kurumlarında Örgüt Kültürü (Burdur-Isparta Örneği), Yüksek Lisans Tezi. Tez Danışmanı: Prof. Dr. Metin Özkul. Süleyman Demirel Ü Sosyal BE Sosyoloji AD.

Prof. Dr. Erol Özmen
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı

Sağlık Bilimleri Enstitüsü
Sağlık Hizmetlerinde İletişim Anabilim Dalı

Güncelleme: 04.02.2018